Hafızası Olmayan Kurumlar
Modern kurumların en tuhaf özelliklerinden biri, insanlardan hafıza beklerken kendilerinin unutma hakkına sahip olmasıdır. Bir çalışan yaptığı hatayı yıllarca taşıyabilir, bir vatandaş eski bir borcun kaydından kaçamaz, bir öğrenci geçmişteki başarısızlığını dosyasında görür. Fakat kurumlar aynı geçmişi çok daha kolay siler. Yönetici değişir, dosya kapanır, birim yeniden adlandırılır ve dün yaşanan şey sanki hiç olmamış gibi yeni bir prosedür başlar.
Bu unutma biçimi tesadüf değildir. Bürokrasi, sorumluluğu tek bir elde toplamak yerine küçük parçalara ayırır. Bir kişi formu doldurur, diğeri onaylar, başkası uygular, bir başkası sonucu kaydeder. Böylece ortaya çıkan zararın bütünü kimsenin önünde tam olarak görünmez. Herkes yalnızca kendi görevini yaptığını söyleyebilir. Ahlaki yük, masalar arasında dolaşırken incelir ve sonunda neredeyse görünmez olur.
Hannah Arendt’in kötülüğün sıradanlığı üzerine düşüncesi tam da burada önem kazanır. Büyük zararların her zaman büyük nefretlerden doğması gerekmez. Bazen felaket, görev tanımlarının eksiksiz uygulanmasından çıkar. İnsanlar kötü oldukları için değil, işlerini düşünmeden yaptıkları için yıkıcı bir düzenin parçası olabilir.
Kurumların hafızasızlığı onları güçlü kılar. Çünkü hatırlamak, yalnızca bilgi taşımak değildir; utanç, sorumluluk ve hesap verme ihtimali de taşır. İnsan geçmişini hatırladığında değişebilir. Kurum ise geçmişini arşive kaldırarak aynı davranışı başka bir isim altında tekrar edebilir.
Bu nedenle kurum karşısındaki birey yalnızca güçsüz değil, zamansal olarak da dezavantajlıdır. İnsan yaşlanır, yorulur, ayrıntıları unutur; kurum ise kayıtlarını seçerek korur ve sorumluluğunu seçerek unutur. Böylece geçmiş, gerçeğin değil, hangi belgenin saklandığına ve hangi imzanın görünür kaldığına bağlı bir anlatıya çoğu zaman sessizce dönüşür.
Asıl korkutucu olan budur: İnsan ölümlüdür ama vicdan geliştirebilir. Kurumlar ise kendilerini sürekli yenileyerek yaşamaya devam eder. Eğer bir yapı yaptığı şeyi gerçekten hatırlamıyorsa, geçmişinden ders çıkarması da mümkün değildir. O zaman tarih, ilerleme çizgisi değil, farklı klasör adları altında yeniden açılan aynı dosyaya dönüşür.
Belki de modern kurumların en büyük ayrıcalığı güçlü olmaları değildir. Asıl ayrıcalıkları, suçluluk duymak için gerekli olan hafızadan yoksun yaşayabilmeleridir.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.